Ahi kenti
Mudurnu, 2015’te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne “Mudurnu Tarihî Ahi Kenti” adıyla girdi. Adaylığın merkezinde, esnafın zanaatı ve ahlakı birlikte öğrettiği Ahilik geleneği ve bu geleneğin bugün de süren izleri var.
Bu izlerin en bilineni, arastada cuma günleri okunan ve yaklaşık 700 yıllık bir gelenek olarak anılan esnaf duasıdır. 7 Kapı da bu çarşının güney ucunda, 120 yılı aşkın bir dükkândadır.
Cuma günü çarşıda
Esnaf duası cuma günleri, sela okunduktan sonra çarşıda yapılır; esnaf dükkânının önünde durup duaya âmin der. Geleneğe göre Orta Çarşı esnafı âmini ayakta, Demirciler Çarşısı esnafı ise oturarak söyler: haftayı tezgâhında oturarak geçiren ayağa kalkar, bütün hafta ayakta demir döven oturur. Bu yer değiştirmenin, birbirinin emeğine gösterilen bir saygı olduğu anlatılır.
Dua sırasında hayırseverlerin getirdiği hayır ekmeği dilim dilim dağıtılır. Mudurnu’da yeni bir dükkân açacak olan da açılışı cuma duasının ardından yapar; cemaat dükkânın önüne gidip bereketi için birlikte dua eder.
Yangından sonra kurulan çarşı
Bugünkü arasta, 1906’daki büyük yangından sonra birbirine paralel sokaklardan oluşan düzenli bir ızgara planla yeniden kuruldu. Çarşıda dolaşırken bu düzeni, dükkân sıralarının birbirine paralel uzanışında görebilirsiniz.
Ahiler Müzesi
Arastadaki Belediye Sokağı’nda, demirci Emin İnce’nin eski dükkânında 26 Mayıs 2017’de açılan küçük müze, Mudurnu’nun Ahilik geleneğine ayrılmıştır. Açık olduğu saatler için çarşıda bilgi alabilirsiniz.
Kadınlar pazarı ve iğne oyası
Ahiliğin kadın kolu sayılan Bacıyân-ı Rum geleneğinin izleri Mudurnu’da da sürdü. Kasabada kadınların kendi ürettikleri yiyecekleri, dokumaları ve oyaları satabildikleri ayrı bir kadınlar pazarı kurulduğu anlatılır.
Mudurnu’nun 16. yüzyılda iğneciliğiyle ün saldığı aktarılır. Kadınların yetiştirip boyadığı ipekle işlenen iğne oyası burada zanaattan sanata dönüştü; yabani gülden esinlenen ve kına gecelerinde takılan gelin tacı, kasabaya özgü bir süs olarak bilinir.